UĞRUNA KAN DÖKÜLEN KUTSAL KENT

4 Haziran 2010 Cuma
1
Uğruna Kan Dökülen Kutsal Kent
Paylaşılamayan şehir Kudüs. Üç dininde kutsal saydığı bu şehirde yüzyıllardır hüküm sürmüş olan ecdadımızın yönetimini arar olmuş şimdiki sakinleri. Tıpkı Haçlı seferleriyle şehri alan Hıristiyanların yaptığı zulümler gibi şimdide yahudiler zulüm yapıyor bu kutsal kent için.Yine kan akıyor… Müslüman kanı…
2
Uğruna Kan Dökülen Kutsal Kent
Kudüs, Akdeniz ile Ölü Deniz'in kuzey ucunun arasında kalan Judean Dağları'nda bulunmaktadır. Şehrin tarihi milattan önce 4000′lere kadar gider, ki bu da Kudüs'ü dünya üzerindeki en eski şehirlerinden biri yapar.
3
Uğruna Kan Dökülen Kutsal Kent
Kudüs üç İbrahimi din için de özel ve kutsal şehir olarak sayılmıştır. Zamanında maalesef Kudüs uğruna nice savaşlar verilmiş, şehir çok defa el değiştirmiştir.
4
Uğruna Kan Dökülen Kutsal Kent
Kudüs, milattan önce 10.yüzyıldan bu yana Museviliğin en kutsal şehri ve ruhani merkezidir. Aynı zamanda şehir Hıristiyanlık'a ait çok fazla antik sit alanı barındırmaktadır. Mekke ve Medine'den sonra da İslamiyet'teki üçüncü kutsal mekanın bulunduğu şehirdir.
5
Uğruna Kan Dökülen Kutsal Kent
Kudüs'ün sur içinde kalan bölümü artık “Eski Şehir” olarak anılmaktadır. Aslında 1860′a kadar şehrin tamamı olan bu Eski Şehir, 1982′de tehlikedeki Dünya Mirası Listesi'ne alınmıştır. Eski Şehir geleneksel olarak dört bölgeye ayrılmıştır. Ama bugünkü kullanılan adları -Ermeni, Hıristiyan, Yahudi ve Müslüman Mahalleleri- ancak 19.yüzyılın başlarında açıklanmıştır.
6
Uğruna Kan Dökülen Kutsal Kent
Sadece 0.9 kilometrekarelik bir alana sahip olan Eski Şehrin bazı alanları dini öneme sahiptir. Tapınak Dağı ile Kuzey Duvarı Yahudiler için, Kutsal Sepulchre Kilisesi Hıristiyanlar için ve Mescid-i Aksa ile Kubbetüs Sahra da Müslümanlar için kutsal merkezlerdir.
7
Uğruna Kan Dökülen Kutsal Kent
Osmanlı Döneminde Kudüs Kudüs'te en eski yerleşimin tarihi, ilk Tunç Çağı'na, M.Ö. 3500 yıllarına dayanıyor. M.Ö. 1000′li yıllarda kenti, Hz. Davut ele geçiriyor ve Yahudi Krallığı'nın başkenti yapıyor. Bu sırada o dönemdeki adı Uruşalim olan Kudüs'de bir Kenani topluluğu olan Yabusiler ve Filistinliler yaşıyordu. Hz. Davut, kente Davut'un Şehri adını verir. Kente sonradan Yeruşalim denir. Hz. Davut beraberinde Ahit Sandığı'nı da getirir.
8
Uğruna Kan Dökülen Kutsal Kent
(Kubbetüssahra) Bu, günümüze kadar gelen anlaşmazlıkların da başlangıcı olur. Çünkü Ahit Sandığı'nda, Hz. Musa'ya indirilen ve din ile ahlakı birleştiren ilk belge kabul edilen On Emir'in yazılı olduğu iki tablet saklıdır. Hz. Davut'un oğlu Hz. Süleyman, kenti genişleterek kendisi için bir saray ve Kudüs Tapınağı'nı (Beytü'l-Makdis) yaptırır; Ahit Sandığı'nı buraya yerleştirir.
9
Uğruna Kan Dökülen Kutsal Kent
(Süleyman Sebili) Bu birinci tapınak, şimdiki Ömer Camii'nin (Kubbetü's-Sahra) bulunduğu yerdeydi. Burada, Hz. İbrahim'in, oğlu İsmail'i kurban etmek için seçtiği kaya bulunuyordu. Tapınağın üç semavi din için önemli olmasının nedeni, Allah'ın birliğine inanların ilk ibadet yeri olmasına dayanıyor. Tapınak başlangıçta sarayın ibadet yeriydi. Halk için kutsal olması için yılların geçmesi gerekecekti
10
Uğruna Kan Dökülen Kutsal Kent
Bu birinci tapınak, şimdiki Ömer Camii'nin (Kubbetü's-Sahra) bulunduğu yerdeydi. Burada, Hz. İbrahim'in, oğlu İshak'ı kurban etmek için seçtiği kaya bulunuyordu. Tapınağın üç semavi din için önemli olmasının nedeni, Allah'ın birliğine inanların ilk ibadet yeri olmasına dayanıyor. Tapınak başlangıçta sarayın ibadet yeriydi. Halk için kutsal olması için yılların geçmesi gerekecekti
11
Uğruna Kan Dökülen Kutsal Kent
Böylece Kudüs, hem krallık sarayının bulunduğu yer, hem de tek tanrılı dinin kutsal merkezi oldu. Yahudiler krala bağlılıklarının ifadesi olan bu tapınağı öylesine benimsediler ki, Kudüs'ten çıkarıldıklarında yılda bir kere olsun, onun yıkık duvarları dibinde ağlayabilmek için izin istediler ve bunu bugüne kadar bir ibadet gibi sürdürdüler.
12
Uğruna Kan Dökülen Kutsal Kent
Hayallerindeki tapınak ve Yeruşalim gittikçe daha da masallaştı; sonunda gökte de bir Yeruşalim olduğuna ve bunun, tanrının devleti kurulduğu zaman yeryüzüne ineceğine inandılar. Yahudiler, halen sandığa ve On Emir tabletine ulaşınca beklenen mehdinin geleceğine inanıyorlar.
13
Uğruna Kan Dökülen Kutsal Kent
M.Ö. 63 yılı Roma işgalinin başlangıcı oldu. Yahudiler M.S. 66′da Roma'ya karşı ayaklandılar. 70′de Romalılar kente girip tapınakla birlikte her yeri yaktılar.
14
Uğruna Kan Dökülen Kutsal Kent
M.Ö. 63 yılı Roma işgalinin başlangıcı oldu. Yahudiler M.S. 66′da Roma'ya karşı ayaklandılar. 70′de Romalılar kente girip tapınakla birlikte her yeri yaktılar.
15
Uğruna Kan Dökülen Kutsal Kent
(Dominus Flevit Kilisesi) Büyük Konstantin'in 313′te Hıristiyanlığı tanıması ve annesi aziz Helena'nın 326′da Kudüs'e giderek gerçek haçı bulması, ünlü tapınakların inşa edilmesine yolaçtı. Kudüs artık Hıristiyanlığın da kutsal merkeziydi.
16
Uğruna Kan Dökülen Kutsal Kent
(Son Akşam Yemeği Odası (Coenaculum) Kudüs, halife Hz. Ömer tarafından 634′de İslam topraklarına katıldı. Hakim nüfusu da, buraya gelip yerleşen Medineliler ile bugün adına Filistinliler denen müslümanlaşmış Araplar oluşturdu. Halife Ömer önce Hz. Muhammed'in göğe çıktığı Süleyman tapınağına sonra da kutsal mezara gitti. 661-750 yılları arasında İslam devleti olan Emeviler Kudüs'de hüküm sürdüler.
17
Uğruna Kan Dökülen Kutsal Kent
(St. Peter Kilisesi) 1095 yılına gelindiğinde, şövalyelikten gelen papa 2. Urban, tüm hıristiyanları, kutsal kent Kudüs'ü müslümanlardan kurtarmak için savaşa çağırıyordu. Savaşa katılan herkes, günahlarından arınmış olacaktı. 1099′da Kudüs'e varan haçlılar Kudüs Krallığı'nı kurarak 450 yıllık İslam hakimiyetine son verdiler. Yahudilerle müslümanlara kenti yasaklayan Kudüs Krallığı'na ise 1187′de Selahaddin Eyyübi son verdi.
18
Uğruna Kan Dökülen Kutsal Kent
(Milletler Kilisesi) 1917′de Kudüs'te yönetimi İngilizler ele geçirdi. Kent, 1922 yılında, İngiltere'nin koruması altındaki Filistin'in başkentiydi.14 Mayıs 1948′de İngiltere koruma rejimine son verdi ve sorumluluğu BM'ye bıraktı.
19
Uğruna Kan Dökülen Kutsal Kent
Aynı gün İsrail devleti kuruldu. Böylece Kudüs'te yeni bir dönem de başlamış oldu. Kudüs BM kararıyla uluslararası statüye kavuşturuldu. Bu karara Yahudiler sevinirken Araplar karşı çıktı. Bu karar, İkinci Dünya Savaşı'nda Nazi soykırımına uğrayan bu halka, hıristiyan dünyasının kefaret ödemesi olarak değerlendirildi.
20
Uğruna Kan Dökülen Kutsal Kent
(Hz Davud Kenti Kalesi) 1948′de kent, İsrail ile Ürdün arasında bölüşüldü. Eski Kent ve Doğu Kudüs'ün diğer bölümleri Ürdün'de; Batı Kudüs de İsrail'de kalmak üzere paylaşıldı. İsrail, Batı Kudüs'ü başkent ilan etti. 1967′deki Altı Gün savaşından sonra İsrail, Doğu Kudüs'ü de işgal ederek kentin tümünü ele geçirdi ve sonsuz ve bölünmez başkent yaptı.
21
Uğruna Kan Dökülen Kutsal Kent
(Hz Davud Kalesi) 1988 yılına gelindiğinde bu defa Filistin Milli Konseyi, Kudüs başkenti olmak üzere Filistin Devleti'ni ilan etti. 1993′de Doğu Kudüs'e kapatma uygulanmaya başlandı. O güne kadar Batı Şeria ve Gazze Şeridi'nden Doğu Kudüs'e giriş çıkışlara izin verilirken bu tarihten itibaren bu imkan kalmadı.
22
Uğruna Kan Dökülen Kutsal Kent
(Birinci Yüzyıl Sokağı) Kudüs'ün Eski Kent bölgesinde 220 tarihî ve dinî site bulunuyor. Camiler, kiliseler ve sinegoglar adeta içiçe girmiş durumda. Sabahın erken saatlerinde müezzinlerin sesine karışan çan gürültüleri ve ağlama duvarı önünden yükselen yakarmalar dünyanın hiçbir yerinde görülmeyecek bir manzara oluşturuyor.
23
Uğruna Kan Dökülen Kutsal Kent
(Zeytin Dağı) Beş bin yıldır insanların oturduğu sanılan Eski Kent, her kenarı yaklaşık bir kilometre uzunluğunda surlarla çevrili dikdörtgen alan oluşturuyor. Kentin en göze çarpan yapısı olan surları, Kanuni Sultan Süleyman, 1538-1540 yılları arasında Haçlılar dönemine ait kalıntıların üzerine yaptırmış.
24
Uğruna Kan Dökülen Kutsal Kent
(Eski Kudüs) Kentin kutsal mekanları tarihsel içiçeliği yaşarken, yerleşim bölgeleri kesin çizgilerle birbirinden ayrılıyor. Müslümanlar, Eski Kent'te özellikle de Kubbetü's-Sahra'nın, diğer adıyla Ömer Camii'nin kuzeyine düşen mahallelerde yoğunlaşmış durumda. 7. yüzyılın sonlarında yapılan Kubbetü's-Sahra'nın ve Mescid-i Aksa'nın bulunduğu yere Harem-i Şerif deniyor.
25
Uğruna Kan Dökülen Kutsal Kent
(Ağlama Duvarı) Ağlama Duvarı ise Harem-i Şerif ‘i çevreleyen duvarın bir parçası. Uzunluğu 50, yüksekliği 18 metre. Hz. Süleyman'ın yaptırdığı Kudüs Tapınağı'nın tek kalıntısı olan Ağlama Duvarı, musevilerin kutsal saydığı dua ve hac yeri.
26
Uğruna Kan Dökülen Kutsal Kent
Bu duvar en son, 1967′de yapılan Altı Gün savaşından sonra Yahudilerin egemenliğine geçti. Museviler burayı ziyaret ettiklerinde tapınağın yıkılmasına ağlarlar ve yeniden kurulması için dua ederler. Duvara bu adı, sofu musevilerin dualarına tanık olan Avrupalı gezginler vermişler.
27
Uğruna Kan Dökülen Kutsal Kent
Kudüs'ün özellikle de Harem-i Şerif alanının İslamiyet'teki önemi, Mirac olayının burada gerçekleşmiş olmasıdır. Hz. Peygamber, Hicret'ten bir yıl kadar önce Recep ayının 27. gecesinde Mescid-i Haram'dan Mescid-i Aksa'ya gelmiş, buradan da Allah'ın katına çıkarılmıştır. Mirac'ın üzerinde gerçekleştiğine inanılan Muallak Kayası bugün Harem-i Şerif'in en gözde mekanı Kubbetü's-Sahra'nın (Ömer Camii) altında korunur ve her yıl müslümanlarca ziyaret edilir.
28
Uğruna Kan Dökülen Kutsal Kent
Mescid-i Aksa, müslümanların ilk kıblesi ve harem mescitlerinin üçüncüsüdür. Hz. Muhammed'in 624 yılına kadar kıble olarak kabul ettiği bu camii, bilindiği kadarıyla bir buçuk yıl kadar böyle kalmıştır. Mescid-i Aksa'nın adı, Kuran'da İsra suresinin ilk ayetinde geçiyor.
29
Uğruna Kan Dökülen Kutsal Kent
(Tevrat Mağarası 4) Kudüs'ün Yahudilik için öneminin temelinde, Süleyman Mabedi'nin bu şehirde bulunmuş olması yatıyor. Birinci Tapınak döneminde Kudüs, “Allah'ın Evi” olarak kabul edilirdi. Kudüs'ün önemi Eski Ahit'te “Son Günlerde” ve “Adalet Gününde” anlatılıyor. İşayahu peygambere göre Kudüs “Adalet şehridir”.
30
Uğruna Kan Dökülen Kutsal Kent
Yahudiler, 1967′de Kudüs'ün kalbi dedikleri bu mekanı ele geçirdiklerinde 2000 yıldır Kudüs için tuttukları bir orucu tutmayı bırakmışlar ve “mesihin gelişi” ile tamamlanacak “tarihin sonundaki hadiselerin” ilkinin gerçekleştiğine inanmışlardır.
31
Uğruna Kan Dökülen Kutsal Kent
(Tapınak Tepesi) Dindar bir hıristiyan için Kudüs, rabbin seçtiği şehirdir. Körleşmiş ve günahlara dalmış insanların arasında Tevhid dininin kalesidir. Kendi oğlunu, insanlığın affı için kurban ettiği mekan olmuştur ve şehir dirilişin, Hz. İsa'nın geri dönüşünün ve rabbin krallığının yeryüzüne ineceği günlerin müjdecisidir.
32
Uğruna Kan Dökülen Kutsal Kent
Hz. İsa'nın kanıyla yıkanmıştır bu topraklar. Golgotha taşını öpmek, Kutsal Kabir'de ağlamak asırlar boyu bir şeref olarak görülmüştür. Kudüs'e, sıradan bir turist gibi değil; dua, ağlama, kendine gelme, yeniden dirilme arzusuyla gelinmelidir.
33
Uğruna Kan Dökülen Kutsal Kent
Kudüs'ün paylaşılamamasının temelinde, yerleşim bölgelerinin yani müslüman, hıristiyan ve musevi mahalleleri ile kutsal mekanların birbirlerinden net çizgilerle ayrılamıyor olması yatıyor. Ayrıca bir dinin kutsal mekanları, diğer iki din için de kutsal sayılıyor. Mescid-i Aksa Camii, müslümanların olduğu kadar museviler için de kutsal bir mekanda bulunuyor. Hıristiyanlar için kutsal olan Kutsal Mezar Kilisesi, iki camiinin ortasında yer alıyor.
YORUMLAR

Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Haberler.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.

Diğer Galeriler