Bizi Takip Edin!
Haberler.com Facebook Sayfası
Haberler.com Twitter Sayfası
Haberler.com Instagram Sayfası

Saraydan Kovulan Güzel

18.05.2010 11:49
Saraydan Kovulan Güzel

Bu yıl 63'üncü kez düzenlenen Cannes Film Festivali'nde çekilen bu fotoğraftaki bu güzel kadın bir çok kişiye gençliğinde fırtınalar koparan eski ve tecrübeli bir film yıldızı gibi görünebilir...

Saraydan Kovulan Güzel

Her ne kadar göz kamaştırıcı bir güzelliğe sahip olsa da Lisa Necip Halaby bir film yıldızı değil.. O bir zamanların gıptayla bakılan kraliçelerinden biri... Ülkesindeki milyonlarca kişinin sempatisini kazanan, ama mücadele ettiği hastalığa yenilen kocasının ölümünden sonra saraydan da unvanından da vazgeçmek zorunda olan bir kraliçe....

Saraydan Kovulan Güzel

Lübnan kökenli bir Amerikalı olarak 1951 yılında dünyaya geldi Lisa Necip Halaby ya da dünyada herkesin onu tanıdığı adıyla Kraliçe Nur... Princeton Üniversitesi'ni bitirdikten sonra genç bir mimar olarak Ürdün'e gitti. Ürdün Havayolları'nın planlama ve tasarım bölümünün direktörlüğünü üstlendikten sonra, o sırada üçüncü eşi Aliye'nin helikopter kazasında ölmesi üzerine henüz dul kalmış olan Kral Hüseyin'le karşılaştı. Birbirine tutulan çift 15 Haziran 1978'de sade bir törenle evlendi.

Saraydan Kovulan Güzel

Önceleri ürkek ve çekingen görünen Nur kısa sürede kendini geliştirerek ülkenin en iyi elçilerinden biri haline geldi ve Müslüman kadın haklarının savunucusu oldu. Nur, Kral Hüseyin'e dört çocuk verdi; Prens Hamza, Prens Haşim, Prenses İman ve Prenses Raiyah.

Saraydan Kovulan Güzel

Arapça, İngilizce ve Fransızca bilen Nur protokol kuralları gereği ‘‘kraliçe'' ünvanını koruyacak, ancak ‘‘Sahib u'l Celâle'', yani ‘‘majeste'' diye anılmayacak. Kraliçe Nur, Kral Hüseyin öldüğü an ‘‘Sahib u'l Celâle el Melike'' (Majesteleri Kraliçe) ünvanını kaybetti.

Saraydan Kovulan Güzel

Önce Kral Hüseyin'in sonra da Ürdün halkının kalbini fethetmişti.

Saraydan Kovulan Güzel

Kocasına beslediği bitip tükenmeyen sevgi ve bağlılığıyla her iki tarafın kalbindeki yerini de korumayı başardı.

Saraydan Kovulan Güzel

Kral Hüseyin'in ölümüyle dul kalan 47 yaşındaki Kraliçe Nur, 20 yıllık evliliği süresince ülkesinde her zaman popüler bir kişiliğe sahip oldu.

Saraydan Kovulan Güzel

Ama, Kral Hüseyin'in kansere karşı mücadele verdiği son yedi ayda ortaya koyduğu vefa, kalplerdeki yerini sonsuz kıldı.

Saraydan Kovulan Güzel

Kral Hüseyin, son nefesini verdiğinde Nur hemen yanıbaşındaydı.

Saraydan Kovulan Güzel

Kral Hüseyin, halkına hitaben yayınladığı son mesaja Nur'la ilgili şu satırları düşmüştü:

Saraydan Kovulan Güzel

‘‘Nur, bana mutluluğu tattırdı, hastalığım boyunca kalbinden kopan bütün sevgi ve şefkati bana bağışladı.

Saraydan Kovulan Güzel

O da benim gibi büyük korkular ve şoklar atlattı ama, her seferinde Allah'ın inayetine sığınarak gözyaşlarını gülümsemesinin ardına gizledi. O varlığının hen zerresiyle bir Ürdünlü'dür ve bu ülkeye hizmet uğruna başını hep dik tutmuştur.'

Saraydan Kovulan Güzel

Kral Hüseyin'in ölümünden beş yıl sonra bir darde daha yedi Kraliçe Nur.

Saraydan Kovulan Güzel

Ölüm döşeğindeki babasının isteği üzerine, Kraliçe Nur'dan olan üvey kardeşi Hamza'yı veliaht prens ilan eden şimdiki Kral 2. Abdullah, bu görevi kardeşinden aldı. Hamza'yı geleceğin kralı olarak yetiştiren Amerikan asıllı Kraliçe Nur böylece bir darbe daha yemiş oldu.

Saraydan Kovulan Güzel

Ana Kraliçe Nur, bütün bu olaylardan sonra hayata küsmedi. Kendini zaten eskiden beri yaptığı sosyal hizmetlere adadı.. Kraliçe Nur, geçen hafta sonu Cannes Film Festivali'nde Countdown to Zero adlı filmin gösterimine ve basın toplantısına katıldı...

Saraydan Kovulan Güzel

Yönetmenliğini Lucy Walker'ın üstlendiği film nükleer silahlanma karşıtı bir belgesel.. Görünüşe göre Nur artık gerçek bir kraliçe değil, ama o dönemde üstlendiği sorumuluklarını hala sürdürüyor.

Saraydan Kovulan Güzel

Masallardaki prensleri ve onların kalbini çalan dünya güzeli prensesleri bilirsiniz büyük olasılıkla. Başta büyük acılar çekseler de hepsini geride bırakırlar ve sonsuza kadar mutlu yaşarlar. Oysa gerçek pek de öyle değil. Belki pek çok kişi öyle olmadığını düşünür ama prensesler de bazen yoğun trajedilerin, acıklı öykülerin kahramanı olabilir. Tıpkı büyüklerin söylediği gibi onların da "tahtları yapılabilir belki, hem de en değerli taşlarla, ama peki ya bahtları...

Saraydan Kovulan Güzel

Zümrüt yeşili gözleri, film yıldızlarını kıskandıracak güzelliğiyle dünyada ona ilk görüşte aşık olmayacak erkek var mıydı acaba? Buna krallar da dahil. Nitekim İran Şahı Rıza Pehlevi de Süreyya İsfendiyari Bahtiyari'nin güzelliğine kayıtsız kalamadı.

Saraydan Kovulan Güzel

Bu zümrüt gözlü, kimselerin bakmaya kıyamadağı kızla dünyaevine girdi. O artık Prenses Süreyya'ydı... Bir masal prensinin eşi, sarayın kıymetli çiçeği, tüm dünyanın dikkatini üzerinde toplayan güzeller güzeli bir prenses.

Saraydan Kovulan Güzel

Ama, bu masal 'sonsuza kadar mutlu yaşadılar' cümlesiyle bitmedi.

Saraydan Kovulan Güzel

Zümrüt gözlü prensesin eşine bir erkek çocuk yani tanta bir veliaht vermesi gerekiyordu. Tam yedi yıl boyunca onu çok seven eşi de dahil herkes ondan bu mutlu haberi bekledi.

Saraydan Kovulan Güzel

Ama olmadı... Sonunda İran Şahı Rıza Pehlevi, "aşk mı taht mı denklemini ne yazık ki, tahttan yana çözdü. Prenses Süreyya'ya yol görünmüştü.

Saraydan Kovulan Güzel

Tahta, saraya, eşine ve daha da kötüsü ülkesi İran'a veda etmesi gerekiyordu artık. Yedi yıllık peri masalı Prenses Süreyya'nın sürgüne gönderilmesiyle son buldu.Aslında Tahran'da da sanıldığı kadar mutlu değildi Süreyya. "Altın bir kafeste gibiyiydim. Çok yalnızdım.Şah her zaman çok meşguldu" diye anlatıyordu o dönemi. Sürgün'de yaşadığı yıllarda dönemin paparazzilerinin attığı her adımı takip ettiği Süreyya, başına gelenlerden dolayı"mahsun prenses" "sürgündeki prenses" diye anılıyordu.

Saraydan Kovulan Güzel

Baş döndüren güzelliğine rağmen, aşk hayatında beklediğini bulamadı Süreyya. Aşkta hep kaybetti.

Saraydan Kovulan Güzel

"Ömründe iki büyük aşk yaşadım. İkisi birbirinden tamamıyla farklıydı. Ama ikisi de trajik bitti" sözleriyle özetliyordu yaşamını. Bir zamanlar herkesin güzelliğini kıskandığı, zümrüt gözlerine hayran olduğu, hatta belki ileride ona benzer diye annelerin adını kızlarına verdiği Prenses Süreyya'nın 1932 yılında İran'da Isfahan'da başlayan yaşamı 2001 yılında Paris'te sona erdi.

Saraydan Kovulan Güzel

Sadece rol gereği prenses olduğu film, onu gerçekten küçücük ama gösterişli bir ülkenin prensesi yaptı. Kendi çabalarıyla zengin olan Philadelphia'lı zengin bir adamın üçüncü çocuğu olan Grace Kelly, henüz 12 yaşındayken ilk sahne deneyimini yaşadı.

Saraydan Kovulan Güzel

Bu sadece bir okul piyesiydi ama onun geleceğinin kapılarını da açtı. Daha lisedeyken okul yıllığında bir yıldız olmayı kafasına koyduğunu yazmıştı arkadaşları. American Dramatic Academy of Arts'a kayıt oldu. Ailesi oyuncu olmasına karşı çıkınca fotomodel olmaya karar verdi. Ama Hollywood onu görmezden gelmeyecekti elbette.

Saraydan Kovulan Güzel

Kısa sürede yapımcıların dikkatini çekti. 22 yaşındayken kamera karşısına geçti ve Fourteen Hours adlı filmde rol aldı. Hemen ardından da ona büyük ün kazandıran High Noon geldi. Soğuk sarşınlara olan takıntısıyla ünlenen yönetmen Alfred Hitchcock, Grace Kelly'ye de kayıtsız kalmadı. Gerilim ustasının “Dial M for Murder”, “Rear Window” (Arka Pencere) “To Catch a Thief” (Kelepçeli Aşıklar) adlı filmlerinde oynadı.

Saraydan Kovulan Güzel

Cannes Film Festivali'nde gösterilen The Swan (Kuğu) adlı filmde bir prensesi canlandıran Kelly bu rolün onu gerçekten bir prensese dönüştüren yolu açtığının farkında mıydı bilinmez.

Saraydan Kovulan Güzel

Monako Prensi Rainer de festivalin davetlileri arasındaydı. Bu Hollywood prensesine görür görmez aşık oldu genç prens. Kısa bir süre sonra Grace Kelly ve Prens Rainer, 18 Nisan 1956'da dünyaevine girdiler. Artık kendi sarayının prensesi olan Kelly, Hollywood'a veda etti. Kendini ailesine , üç çocuğuna ve sosyal yardım faaliyetlerine adadı. Ancak bu masal da trajik bir yekilde sonuçlandı.

Saraydan Kovulan Güzel

1980'li yılların başıydı. Prensler, prensesler artık dünyanın çok büyük bir bölümü için sadece masallarda kalmıştı.

Saraydan Kovulan Güzel

Ama basının gündemine oturan gencecik, ürkek bir kız yine tüm gözleri, üzerinde güneş batmayan imparatorluğun görkemli sarayına çevirdi. Anaokulu öğretmenliği yapan bu genç kız, Lady Diana Spencer'dı. Aristokrat bir ailenin henüz 19 yaşındaki kızıydı. Bütün bunların ötesinde ve herşeyden önemlisi o İngiltere'nin gelecekteki kraliçesiydi. Veliaht Prens Charles ile dünya evine girecekti.

Saraydan Kovulan Güzel

Basının taktığı ve tüm dünyanın benimsediği adıyla Lady Di, o sıralar 30'lu yaşlarının başında olan ve evlenmesi için baskı gören Prens Chales için çok iyi bir eş adayıydı. Öncelikle Protestandı, Anglikan kilisesine mensuptu. Soylu bir aileden geliyordu. Hem kraliyet ailesi hem de Spencer ailesi bu evliliği sıcak bakıyordu. Çift, 29 Temmuz 1981'de milyonlarca insanın TV'lerden izlediği bir törenle evlendi. Diana artık Galler Prensesi'ydi.

Saraydan Kovulan Güzel

Ama Preses Diana'nın evliliği sanıldığı gibi masallardaki prenseslerinkine benzemedi. İki çocuğuna rağmen eşinden boşandı. Boşanmasının ardından bir röportajında "Bizim evliliğimiz biraz kalabalıktı, üç kişiydik" demişti. Bu sözleriyle eşinin kendisini aldattığını da ifade ediyordu prenses. Boşandıktan sonra kendini tamamen hayır işlerine adadı Diana.

Saraydan Kovulan Güzel

Diana Spencer'ın aşk hayatı, özel yaşamı da gündemden hiç düşmedi. Sonunda hiç beklenmedik bir anda, duyanın inanmak istemediği bir haber geldi.

Saraydan Kovulan Güzel

Prenses Diana sevgilisi Dodi El Fayed ile birlikte Paris'te geçirdiği bir trafik kazasında ölmüştü. Takvimler 31 Ağustos 1997'yi gösteriyordu. Ne yazık ki haber gerçekti. Diana henüz 36 yaşında hayata veda etmişti. Boşanmasından bir süre sonra bir röportajda kendisine "Siz artık prenses değlisiniz" diyen gazeteciye gözleri biraz da dolarak "Ben gönüllerin prensesiyim" diye cevap vermişti.

Saraydan Kovulan Güzel

Farah Diba da 20'nci yüzyılın masal prenseslerinden biriydi. Ama onun öyküsü de 'onlar ermiş muradına' sözleriyle bitmedi.

Yorumlar
Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Haberler.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.
Bu içeriği neredepaylaşmak istiyorsunuz?
Şu an buradasınız: Türkiye'nin en kapsamlı haber portalı: Haberler.com
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.

[Kullanım Şartları] - [Hata Bildir] 07 Haziran 2020 Pazar 13:27:25