Ölümün Bir Gizemi Daha Çözüldü

08.04.2015 14:07
Ölümün Bir Gizemi Daha Çözüldü

Bilim adamları, nefes alıp vermenin ve kalp atışının durması olarak tanımlanan ölümün ardından vücuttaki her bir hücrenin kendi ölüm sürecini başlattığını keşfetti.

Ölümün Bir Gizemi Daha Çözüldü

Hastaların tekrar hayata döndürülmesi uygulamaları ile ilgili New York Bilimler Akademi'sinde düzenlenen bir konferans, çok sayıda bilim adamını bir araya getirdi.

Ölümün Bir Gizemi Daha Çözüldü

New York Eyalet Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden Dr. Sam Parnia, konferansta yaptığı konuşmada, "Kişi, artık nefes almadığında ve kalbi durduğunda ölü kabul ediliyor.

Ölümün Bir Gizemi Daha Çözüldü

Eskiden bunu değiştirmek için hiçbir şey yapılamayacağı düşünülüyordu. Oysa yeniden canlandırma alanındaki son gelişmeler, kişinin kalbi durduktan saatler sonra bile tekrar yaşama döndürülebileceğini gösterdi" dedi.

Ölümün Bir Gizemi Daha Çözüldü

Parnia, hücre düzeyindeki ölüm sürecinin saatler sürebildiğini ve geri çevrilmesinin mümkün olduğunu belirtti.

Ölümün Bir Gizemi Daha Çözüldü

Columbia Üniversitesi Nöroloji Bölümü'nden Dr. Stephan Mayer ise "Eskiden kalbin tüm vücuda kan pompalamayı durdurmasından sonra kişinin oksijen ve gerekli besin maddelerinin eksikliği nedeniyle birkaç dakika içinde kalıcı beyin hasarına uğrayacağına inanılıyordu.

Ölümün Bir Gizemi Daha Çözüldü

Oysa kalp durduğunda, ölüm süreci daha yeni başlamış oluyor.

Ölümün Bir Gizemi Daha Çözüldü

Oksijen ve besin maddeleri yokluğuna bağlı beyin hasarı da çeşitli evrelerde meydana geliyor.

Ölümün Bir Gizemi Daha Çözüldü

Kalbin durmasından sonraki saniyeler içinde beyin aktivitesi etkileniyor ancak besinsiz kalan hücrelerin kendi ölüm sürecini başlatmaları dakikalar alıyor" dedi.

Ölümün Bir Gizemi Daha Çözüldü

Ölümden geri dönmede, hastanın kalbi tekrar çalıştırıldıktan sonra nasıl tedavi edildiği ve hipoterminin ardından bedenin nasıl ısıtıldığının da büyük önem taşıdığının altını çizen Becker, "Bize hasta oksijensiz kalmışsa oksijen vermemiz ve kan basıncı düşükse yükseltmemiz gerektiği öğretiliyor.

Ölümün Bir Gizemi Daha Çözüldü

Oysa kalbin yeniden çalıştırılmasının ardından verilecek fazla miktarda oksijen, nörolojik hasarı artırıyor. Bu nedenle beyne giden oksijenin miktarını kontrol etmek hastanın tekrar yaşama döndürülmesinde büyük önem taşıyor" dedi.

Ölümün Bir Gizemi Daha Çözüldü

Parnia ise kalp krizinin ardından hastanın tekrar yaşama döndürülmesi ve tedavi edilmesinde hipoterminin öneminin yıllardır bilinmesine rağmen hastanelerin hipotermiyi standart uygulama olarak kullanmadığına işaret etti.

Ölümün Bir Gizemi Daha Çözüldü

Parnia, vücut ısısının düşürülmesi ve oksijen miktarının azaltılması ile hastanın herhangi bir beyin hasarına uğramadan yaşama geri dönme şansının artacağını belirtti.

Ölümün Bir Gizemi Daha Çözüldü

Hayata geri döndürme işlemlerinin etik yanına değinen Mayer, "Beyin hasarı ile ölüm hakkında, yeterli bilgiye sahip değiliz.

Ölümün Bir Gizemi Daha Çözüldü

Hastanın ne kadar nörolojik hasara uğradığını ve bu hasarın geri çevrilip çevrilemeyeceğini de her zaman kesin bir biçimde kestiremiyoruz.

Ölümün Bir Gizemi Daha Çözüldü

Bu nedenle hastayla ilgili alınılacak acil kararlar, aslında devam edebilecek bir hayatın sona ermesine yol açabilir" ifadelerini kullandı.

Ölümün Bir Gizemi Daha Çözüldü

İnsanlık tarihinin başlangıcından itibaren ortalama 100 milyar insanın öldüğü tahmin ediliyor. İşte ölümle ilgili hiç bilmedikleriniz!

Ölümün Bir Gizemi Daha Çözüldü

İnsan beyni, öldükten sonra 20 saniye kadar daha bilincini yitirmiyor. Bir hamamböceği ise başı olmadan tam 9 gün boyunca yaşayabiliyor.

Ölümün Bir Gizemi Daha Çözüldü

İntihar oranlarının tatil dönemlerinde daha yüksek olduğuyla ilgili bilgi yanlış. Aslında tam tersine tatil dönemi dışında daha çok intihar vakası gerçekleşiyor.

Ölümün Bir Gizemi Daha Çözüldü

Ölülerin defnedilmeden önce yakılması sanılanın aksine çevre için faydalı değil. İnsan bedeni yakıldığında çevreye en zararlı gazları meydana getiriyor. Ölülerin yakılma işlemin yaygınlaşması durumunda çevresel sonuçlarının kötü olacağı söyleniyor.

Ölümün Bir Gizemi Daha Çözüldü

Spor yapan her 200 bin öğrenciden biri her yıl aniden hayatını kaybediyor. Çoğu futbol ve basketbol oynarken gerçekleşiyor. Kız öğrencilerde bu oran beş misli daha az.

Ölümün Bir Gizemi Daha Çözüldü

İngilizcede ölümle ilgili 200'den fazla deyim bulunuyor. Ölüm yerine kullanılan "Nalları Dikmek", "Hesabı Kapatmak" gibi sözler oldukça yaygın.

Ölümün Bir Gizemi Daha Çözüldü

Çinli bir ailenin cenazesine ne kadar çok insan gelirse aile o kadar şanslı sayılıyor. Cenazeye gelenlerin sayısını artırmak için, törene dansçı çağıranlar bile oluyor.

Ölümün Bir Gizemi Daha Çözüldü

İnsanoğlunu yemekleri sindirmek için kullandığı enzimler, öldükten sonra insan bedenini sindirmek üzere kullanılıyor. Enzimler bu işleme öldükten üç gün sonra başlıyor.

Ölümün Bir Gizemi Daha Çözüldü

İnsanlık tarihinin başlangıcından itibaren ortalama 100 milyar insanın öldüğü tahmin ediliyor.

Ölümün Bir Gizemi Daha Çözüldü

1951 yılından beri neredeyse hiçbir ABD'li aşırı yaşlılıktan dolayı ölmedi.

Ölümün Bir Gizemi Daha Çözüldü

Canlının ölmesi ne şekilde olursa olsun, her koşulda oksijen yetersizliğinden dolayı gerçekleşiyor. Hangi nedenden dolayı ölürseniz ölün, oksijen solunumu kesilince hayat sona eriyor.

Ölümün Bir Gizemi Daha Çözüldü

Sadece ABD'de toprağa gömülen ölü vücutlardan 827,060 galon akıcı sıvı toprağa salınıyor. Bu da havaya hidroklorik asit, sülfür ve karbondioksit karışması anlamına gelir.

Ölümün Bir Gizemi Daha Çözüldü

Hindistan'daki zerdüştler ölülerini akbabaların yemesi için açıkta bırakıyor.

Ölümün Bir Gizemi Daha Çözüldü

Akbabaların çoğu insan ve sığır leşi yemekten ölüyor.

Ölümün Bir Gizemi Daha Çözüldü

Madagaskar yerlileri ölülerin kemiklerini toprağın altından çıkarıp, kasabanın etrafında bir tur gezdirdikten sonra tekrar gömüyorlar. Bu törene 'famadihana' adı veriliyor.

Ölümün Bir Gizemi Daha Çözüldü

Embriyoların gelişmesi süresinde organlarımızdaki bazı hücreler kendini yok ediyor. Öyle olmasaydı eğer, genetik arızalarla doğabilirdik.

Ölümün Bir Gizemi Daha Çözüldü

ABD'de insanların yüzde 80'i hastanede ölüyor.

Ölümün Bir Gizemi Daha Çözüldü

New York'ta intihar eden insan sayısı cinayete kurban gidenlerden daha fazla.

Ölümün Bir Gizemi Daha Çözüldü

Hiçbir kültür 'Ölmek' kelimesini direk kullanmayı tercih etmez. Her kültürün bu kelimeyi karşılayan birtakım deyimleri vardır. Mesela 'vefat etti' veya 'göç etti' gibi...

Ölümün Bir Gizemi Daha Çözüldü

19. yüzyılda Mısır'da demiryolu şirketleri toprak altından çok sayıda mumya çıkarıp lokomotifler için yakıt yaptılar.

Ölümün Bir Gizemi Daha Çözüldü

Ölüyü gömme geleneği 350 bin yıl öncesine dayanıyor. İlk olarak İspanya`nın Atapuerca bölgesinde ortaya çıktığı düşünülüyor.

Ölümün Bir Gizemi Daha Çözüldü

Ölümden sonra üç gün içinde akşam yemeğinizi öğütmenize yardımcı olan enzimler sizi yok etmeye başlar. Bozulmuş hücreler bakteriler için besin kaynağı olacak ve vücudunuz kısa bir süre içinde çürüyecek.

Ölümün Bir Gizemi Daha Çözüldü

İnsanlık tarihinin başlangıcından itibaren ortalama 100 milyar insanın öldüğü tahmin ediliyor.

Ölümün Bir Gizemi Daha Çözüldü

1951 yılından beri neredeyse hiçbir ABD`li aşırı yaşlılıktan dolayı ölmedi.

Ölümün Bir Gizemi Daha Çözüldü

Canlının ölmesi ne şekilde olursa olsun, her koşulda oksijen yetersizliğinden dolayı gerçekleşiyor. Hangi nedenden dolayı ölürseniz ölün, oksijen solunumu kesilince hayat sona eriyor.

Ölümün Bir Gizemi Daha Çözüldü

Sadece ABD`de toprağa gömülen ölü vücutlardan 827,060 galon akıcı sıvı toprağa salınıyor. Bu da havaya hidroklorik asit, sülfür ve karbondioksit karışması anlamına gelir.

Ölümün Bir Gizemi Daha Çözüldü

Hindistan`daki zerdüştler ölülerini akbabaların yemesi için açıkta bırakıyor.

Ölümün Bir Gizemi Daha Çözüldü

Akbabaların çoğu insan ve sığır leşi yemekten ölüyor.

Ölümün Bir Gizemi Daha Çözüldü

Madagaskar yerlileri ölülerin kemiklerini toprağın altından çıkarıp, kasabanın etrafında bir tur gezdirdikten sonra tekrar gömüyorlar. Bu törene `famadihana` adı veriliyor.

Ölümün Bir Gizemi Daha Çözüldü

Embriyoların gelişmesi süresinde organlarımızdaki bazı hücreler kendini yok ediyor. Öyle olmasaydı eğer, genetik arızalarla doğabilirdik.

Ölümün Bir Gizemi Daha Çözüldü

ABD`de insanların yüzde 80`i hastanede ölüyor.

Ölümün Bir Gizemi Daha Çözüldü

New York`ta intihar eden insan sayısı cinayete kurban gidenlerden daha fazla

Ölümün Bir Gizemi Daha Çözüldü

Hiçbir kültür `Ölmek` kelimesini direk kullanmayı tercih etmez. Her kültürün bu kelimeyi karşılayan birtakım deyimleri vardır. Mesela `vefat etti` veya `göç etti` gibi...

Ölümün Bir Gizemi Daha Çözüldü

İsveç`te Promessa isimli şirket ölü bedenini sıvı nitrojen içinde dondurarak özel bir işlemden geçiriyor. Mısır nişastasından hazırlanmış özel bir tabut içinde toprağa gömüyor. Buna da `ekolojik defin` adını veriyor.

Ölümün Bir Gizemi Daha Çözüldü

Tarihteki en inanılmaz ölüm sebepleri... Ukrayna'nın güneydoğusunda bulunan Zaporizhia kentinde bir kadın, cumartesi günü rayların üstünde cinsel ilişki yaşadığı sırada gerçekleşen tren kazası sonucu hayatını kaybetti.

Ölümün Bir Gizemi Daha Çözüldü

Sevgilisi o gün yaşananları anlattı. Kadının erkek arkadaşının (41) ise bacaklarının dizden aşağı olan kısmını kaybettiği bildirildi.

Ölümün Bir Gizemi Daha Çözüldü

Fransa merkezli haber ajansı AFP'ye açıklamalarda bulunan polis sözcüsü, çiftin olay anında sarhoş oldukları ihtimalinin üzerinde durduklarını belirtti.

Ölümün Bir Gizemi Daha Çözüldü

Kazadan şans eseri sağ kurtulmayı başaran ismi açıklanmayan adam olayı şöyle anlattı.

Ölümün Bir Gizemi Daha Çözüldü

“Arkadaşımızın evinden dönerken “çılgınca bir şey denemek istemiştik. Bu yaşananlar için çok üzgünüm” dedi.

Ölümün Bir Gizemi Daha Çözüldü

Washington eyaletinde yaşayan 51 yaşındaki Donna Lange kazara adam öldürmekle suçlanıyor. İddiaya göre 88 kilogram ağırlığındaki Donna Lange kendinden zayıf olan sevgilisinin yüzüne göğüsleriyle kapanarak onu öldürdü. Polis olay yerinde geldiğinde kadını, sevgilisinin üzerinde yatarken buldu. Görgü tanıklarına göre kadın ile karavanı paylaşan adam gitmek istediğini söyledi. Bir tanık "Kadının göğüsleri adamın yüzüne kapanmıştı. Onu boğarak öldürdü" dedi. Ağır bir şekilde alkollü olduğu belirlenen Lange'ın yüzünde yaralar olduğu gözlendi.

Ölümün Bir Gizemi Daha Çözüldü

İki ay önce de Almanya'da buna benzer bir olay yaşanmıştı. Bir kadın avukat sevgilisini göğüsleriyle öldürmek istemişti. 33 yaşındaki Franziska Hansen göğüslerini silah gibi kullanarak Tim Schmidt'i öldürmek istemişti. Tim Schmidt mahkemede "Olay mayıs ayında gerçekleşti. Seks yapıyorduk. Üzerime çıplak oturdu ve göğüslerini öpmemi istedi. Aniden kafamı tuttu ve göğüslerine doğru çekmeye başladı. Nefes alamamaya başladım. Mosmor olmuştum. Kendimi kurtaramıyordum. Öleceğimi düşündüm" dedi. Bir yolunu bulup kadından kendini kurtaran avukat çırılçıplak komşularına koşup yardım istemiş ve bu şekilde olay ortaya çıkmıştı. Daha sonra "neden beni öldürmek istedin" diye soran avukata kadın "Bu bir servet. Mümkün olan en zevkli anda ölmeni istedim" yanıtını vermiş.

Ölümün Bir Gizemi Daha Çözüldü

28 Ağustos 2003 günü, bir pizza dağıtıcısı, baston görünümü verilmiş tüfekle banka soymaya kalkıştı. Polis tarafından yakalanan zanlı, Brian Wells, soyguna daha önce pizza bırakmak için gittiği evdekilerin zorlamasıyla kalkıştığını söyledi. Ucunda patlayıcı madde bulunan bir kolye, Wells'in boynuna takılmıştı. Bomba imha uzmanları kolyeye müdahale edemeden önce kolye infilak etti ve Brian Wells'in ölümüne neden oldu. 2007 yılına dek sırrını koruyan bu dava, artık çözüldü. Temmuz 2007'de yetkililer, Wells'in suçuna ortak olan 3 kişi olduğunu açıkladılar. Bunlardan ikisi suçlu bulunurken, diğerleri aleyhinde ifade veren 3. zanlı suçlu bulunmadı. Yapılan açıklamalara göre, Wells, boynuna takılacak bombanın gerçek olmadığını sanıyordu. Son anda bombanın gerçek olduğunu öğrenince vazgeçmeye çalıştı ancak suç ortakları kolyeyi silah zoruyla boynuna taktılar ve sonrasında tanık kalmaması için W

Ölümün Bir Gizemi Daha Çözüldü

1985 yılında, New Orleans'lı cankurtaranlar, hiç kimsenin boğulmadığı sezonu kutlamak için bir parti düzenlediler. Parti sona erdikten sonra, konuklardan 31 yaşındaki Jerome Moody, havuzun dibinde ölü bulundu. Bu duruma "kader"den daha iyi bir açıklama getirilemez herhalde, zira Moody'nin boğulduğu partide görevli olan 4 cankurtaran, partide eğlenenler arasında da 100'ün üzerinde cankurtaran bulunmaktaydı.

Ölümün Bir Gizemi Daha Çözüldü

28 yaşındaki Sergey Tuganov iki kadınla bütün gün birlikte olacağına dair 3000 dolarına iddiaya girdi. İktidarını kanıtlamak isteyen Rus adam bir kutu viagra içti. Tuganov iddiayı kazandı ancak 12 saat sonra kalp krizinden hayatını kaybetti.

Ölümün Bir Gizemi Daha Çözüldü

Robert Williams, "bir robot tarafından öldürülen ilk insan" ünvanının sahibi. Williams, 25 Ocak 1979 yılında, Ford fabrikasında çalışırken bozulan bir robot kolunu onarmaya çalışırken, tekrar çalışır hale gelen kolun kafasına vurduğu darbe ile hayatını kaybetti. Robotlar tarafından öldürülen ikinci insan ise Kenji Urada adlı Japon mühendisti. Kenji, Kawasaki fabrikasında, onarmaya çalıştığı bir robotun mekanik kolu tarafından öğütme makinesine itilerek ölmüştü.

Ölümün Bir Gizemi Daha Çözüldü

2006 yılında Mariesa Weber'in ailesi, kızlarının kaybolduğu iddiasıyla polise başvurdu. İki hafta sonra, Weber'in cesedi, evdeki kitaplığın arkasında, başaşağı sıkışmış halde bulundu. Weber'in televizyon kablosunu takmaya çalışırken düştüğü tahmin ediliyor.

Ölümün Bir Gizemi Daha Çözüldü

2006 yılında, ünlü Avustralyalı vahşi yaşam uzmanı, "timsah avcısı" Steve Irwin, bir vatoz balığının iğnesiyle onu kalbinden sokması sonucu hayatını kaybetti.

Ölümün Bir Gizemi Daha Çözüldü

67 yaşındaki İngiliz Betty Stobbs, 1999 yılında koyunlarını beslemek amacıyla motorsikletinin arkasına bir balya ot bağladı. Ancak koyunları çok aç olsa gerek, balyaya birden saldırarak, Stobbs'un 30 metrelik taş ocağı çukuruna düşmesine sebep oldular. Stobbs bu düşüşten sağ kurtulsa da, üzerine düşen motorsikletinden kaçamayınca hayatını kaybetti.

Ölümün Bir Gizemi Daha Çözüldü

1991 yılında, 57 yaşındaki Tayvanlı Yooket Paen, çiftliğinde yürürken bastığı bir inek pisliği yüzünden ayağı kaydı, düşmemek için tutunduğu elektrik kablosundan cereyana kapılarak hayatını kaybetti. Bu trajik olayı komşulara göstermek isteyen 52 yaşındaki kardeşi Yooket Pan, aynı şekilde düşer gibi yapıp, elektrik kablosuna tutununca, aynı şekilde hayatını kaybetti.

Ölümün Bir Gizemi Daha Çözüldü

Christo ve Jeanne-Claude adlı iki sanatçı, 1991 yılında California ve Japonya'ya dev şemsiyeler kurmuşlardı. 6 metre yüksekliğinde ve 8.7 metre genişliğindeki bu şemsiyelerden biri, kurulduktan iki ay sonra, şiddetli rüzgarın etkisiyle yerinden çıkıp, Lori Rae Keevil-Mathews adlı 33 yaşındaki bir turistin üzerine devrilerek ölümüne neden olmuştu. Olay sonrası şemsiyeler hemen toplanmaya başlanmış, ancak Japonya'daki şemsiyelerin sökülmesi sırasında vinç operatörü Masaaki Nakamura, vincinin kolu 65.000 voltluk gerilim hattına takılınca hayatını kaybetmişti.

Ölümün Bir Gizemi Daha Çözüldü

İngiliz profesyonel güreşçi Mal "King Kong" Kirk, 1987 yılının Ağustos ayındaki maçın son dakikalarında, rakibi Shirley "Big Daddy" Crabtree'nin "Göbek Vuruşu" hareketi sonucu hayatını kaybetmişti. Crabtree'nin, "Göbek vuruşu" yukarı aşağı zıplayarak, göbeğini rakibine vurması hareketinin adıydı. Kirk, aldığı darbenin ardından kalp krizi geçirerek hayata veda etti.

Ölümün Bir Gizemi Daha Çözüldü

1924-1987 yılları arasında yaşayan komedyen Dick Shawn, bir gösterisi sırasında politikacıları taklit ederken "sizi yüz üstü bırakmayacağım" dedikten sonra, sahneye yüzüstü uzanmıştı. Önce bunu gösterinin bir parçası sanılmış, bir süre sonra Shawn ayağa kalkmayınca tiyatro çalışanları devreye girip, Shawn'ın öldüğünü açıklamışlardı.

Ölümün Bir Gizemi Daha Çözüldü

Amerikalı oyun yazarı Tennessee Williams, 1983 yılında içki içtiği şişenin tıpasının boğazına kaçmasıyla boğularak ölmüştü.

Ölümün Bir Gizemi Daha Çözüldü

1982 yılında, 27 yaşındaki David Grundman, ateş ettiği devasa kaktüsten kopan parçanın altında kalarak ölmüştü.

Ölümün Bir Gizemi Daha Çözüldü

Aktör Vic Morrow, Twilight Zone: The Movie filminin çekimleri sırasında özel efekt patlamalarının çekimde kullanılan helikopteri kontrolden çıkarmasıyla, helikopter pervanelerince parçalanmıştı. Korkunç olayda iki de çocuk aktör hayatını kaybetmişti.

Ölümün Bir Gizemi Daha Çözüldü

Tuvalette ölen birçok insan olsa da, en meşhurları hiç şüphesiz Elvis Presley'dir. Rock'n Roll kralı Presley, banyosunda kusarken hayatını kaybetmişti. Doktorlar yaptıkları incelemede "Kral"ın ölüm nedeninin aşırı kilo ve ilaç kullanımına bağlı kalp krizi olduğunu tespit etmişlerdi.

Ölümün Bir Gizemi Daha Çözüldü

Christine Chubbuck, canlı televizyon yayını sırasında intihar eden ilk ve tek televizyon muhabiri ünvanına sahip. 15 Temmuz 1974'te, yayının 8. dakikasında Chubbuck çıkardığı tabanca ile kendisini vurarak intihar etmişti.

Ölümün Bir Gizemi Daha Çözüldü

Jerome Irving Rodale, sağlıklı yemek fikrinin savunucularındandı. Çılgın bir taksi şöförü tarafından ezilmediğim sürece 100 yaşına kadar yaşarım diyen Rodale, 72 yaşında katıldığı bir talk şov programında kalp krizi geçirerek hayatını kaybetmişti.

Ölümün Bir Gizemi Daha Çözüldü

Evlerindeki hiçbir eşyayı atmayan ve özellikle gazeteleri biriktiren iki kardeş olan Homer ve Langley Collyer, bu takıntıları sebebiyle hayatlarını kaybettiler. 1947 yılında, polise gelen bir telefonda Collyer'lerin evinde bir ölü olduğu bildirildi. Daha sonra evi araştıran polis, Homer Collyer'in cesedini buldu, ancak kardeşi Langley hiçbir yerde görünmüyordu. 2 hafta sonra, evden yaklaşık 100 tonluk çöp çıkarıldıktan sonra durum açıklığa kavuştu. Langley, gazete yığınlarının altından sürünerek felçli kardeşine yemek götürmeye çalışırken kendi kurduğu bir bubi tuzağına yakalanarak ölmüş, kardeşi de birkaç gün sonra açlıktan hayatını kaybetmişti

Ölümün Bir Gizemi Daha Çözüldü

"Modern dansın anası" olarak tanınan Isadora Duncan, 1927 yılında, kendisi kadar meşhur eşarbı, bindiği otomobilin lastiğine dolanınca boğularak öldü.

Ölümün Bir Gizemi Daha Çözüldü

Ray Chapman adlı beyzbol oyuncusu, 6 Ağustos 1920'de, New York Yankees'e karşı oynarken hayatını kaybetmişti. Yankees oyuncusu Carl Mays'ın attığı top Chapman'ın kafatasını kırarak, ölümüne sebep olmuştu.

Ölümün Bir Gizemi Daha Çözüldü

1869-1916 yılları arasında yaşayan Rus Grigori Rasputin ölüm konusunda oldukça deneyim kazanmıştı. İlk olarak 10 kişiyi öldürebilecek kadar zehir verilen Rasputin, daha sonra sırtından vurulmuş, ancak tekrar kendine gelince 3 el daha ateş edilmişti. Rasputin'in hala yaşadığını gören katilleri, bu kez sopalarla onu dövmüş, daha sonra da donmuş bir nehire atmışlardı. Bu noktadan sonra Rasputin'in öldüğü tahmin ediliyor.

Ölümün Bir Gizemi Daha Çözüldü

Fransız terzi Franz Reichelt son icadı olan "Palto-Paraşüt"ü test etmek için Eyfel Kulesi'ne çıktı. İcadı Reichelt'i yarı yolda bırakınca, Fransız terzi ölümüne atlamış oldu.

Ölümün Bir Gizemi Daha Çözüldü

Meşhur Tenessee'li viski üreticisi Jack Daniel, 1911 yılında bir gün işe erken gelmeye karar verir. Ofisinde kasasını açmaya çalışan Daniel, şifreyi hatırlayamaz, sinirlenir, kasasına bir tekme atar ve parmaklarını yaralar... Bu yaralar bir süre sonra enfeksiyona dönüşerek, Jack Daniel'in ölümüne sebep olur. (Bu hikayeden alabileceğiniz ders: İşe erken gitmeyin)

Ölümün Bir Gizemi Daha Çözüldü

Allan Pinkerton, 1884 yılında bir kaldırımda yürürken kayarak dilini ısırmıştı. Bu talihsiz ısırık daha sonra enfeksiyona dönüştü ve Pinkerton'ın hayatına maloldu.

Ölümün Bir Gizemi Daha Çözüldü

Başarılı avukat Clement Vallandigham, 1871 yılında müvekkilinin bir başkasını vurmakla suçlandığı davada, vurulan kişinin kendi kendini vurduğunu ispatlamaya çalışırken yanlışlıkla dolu tabancayı alıp, kendisini vurmuştu. Vallandigham, bu şekilde ölerek müvekkilinin beraat etmesini sağlamıştı.

Ölümün Bir Gizemi Daha Çözüldü

İsveç Kralı Adolf Frederick, yemeklere düşkünlüğü ile meşhurdu. Frederick, 1771 yılında, 61 yaşındayken bir öğünde yediği, ıstakoz, lahana turşusu, havyar, lahana çorbası, ringa balığı, şampanya ve tam 14 porsiyon favori tatlısı olan semla yedikten sonra sindirim problemleri sebebiyle ölmüştü.

Ölümün Bir Gizemi Daha Çözüldü

1687 yılında Fransız Kralı 14. Louis huzurunda Te Deum adlı eseri çalan orkestranın şefi Jean-Baptiste Lully, ritme o kadar odaklanmıştı ki, o dönemde orkestra şeflerinin ritm vermek için yere vurdukları çubuğu ayak parmağına bütün gücüyle vurdu, ancak çalmayı durdurmadı. Ayak parmağı kangren olan Lully, parmağın kesilmesine karşı çıkınca hayatını kaybetti.

Ölümün Bir Gizemi Daha Çözüldü

Danimarkalı astronom Tycho Brahe, 1601 yılında düzenlenen ve çok uzun süren bir ziyafette çişini tutmak zorunda kalmıştı. (Yemeğin ortasında kalkmak çok kaba bir hareket olarak yorumlanıyordu) Mesanesi gereğinden fazla dolan Brahe, bu sebeple ortaya çıkan enfeksiyon yüzünden hayatını kaybetmişti.

Ölümün Bir Gizemi Daha Çözüldü

8. yüzyılda yaşadığı düşünülen Çinli şair Li Po, Ay'ın, Yangtze Nehri'ndeki yansımasını kucaklamaya çalışırken boğularak ölmüştü.

Abone Ol
Google'da Takip Et
Paylaş
Facebook'ta Paylaş! Twitter'da Paylaş! Whatsapp'da Paylaş!
Yorumlar
Yazılan yorumlar hiçbir şekilde Haberler.com’un görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.
Bu içeriği neredepaylaşmak istiyorsunuz?
Şu an buradasınız: Türkiye'nin en kapsamlı haber portalı: Haberler.com
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.

[Kullanım Şartları] - [Hata Bildir] 03 Nisan 2020 Cuma 06:30:29