DÜNYADA KORUNMA ALTINA ALINAN İLGİNÇ KÜLTÜRLER

Fransız bagetleri korunması gereken dünya mirasının bir parçası olabilir mi? Geride bırakmak üzere olduğumuz hafta içinde, UNESCO (Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü) Fransızların çok lezzetli geleneğini dünyanın korunması gereken kültürel mirasları listesine aldı. Ancak UNESCO'nun listesinde bulunan tek şaşırtıcı kültürel miras Fransız bagetleri değil. Foreign Policy dergisi, UNESCO'nun korunması gerektiğini belirttiği en ilginç kültürel mirasları yorumladı.

Fransız bagetleri korunması gereken dünya mirasının bir parçası olabilir mi? Geride bırakmak üzere olduğumuz hafta içinde, UNESCO (Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü) Fransızların çok lezzetli geleneğini dünyanın korunması gereken kültürel mirasları listesine aldı. Ancak UNESCO'nun listesinde bulunan tek şaşırtıcı kültürel miras Fransız bagetleri değil. Foreign Policy dergisi, UNESCO'nun korunması gerektiğini belirttiği en ilginç kültürel mirasları yorumladı.

Her yıl Edirne'de toplanan Türk erkekleri manda derisinden yapılan kispetlerini giyiyor, zeytin yağına bulanıyor ve çimlerde güreşiyor. 650 yıldan beri yaşatılan bu gelenekte güreş turnuvasını kazanan güreşçi “başpehlivan” unvanını alıyor. Türkiye'nin dört bir yanından binlerce kişi turnuvayı izlemeye gelirken, müzik, şiir ve geçit törenlerinin keyfini çıkarıyor.

Her yıl Edirne'de toplanan Türk erkekleri manda derisinden yapılan kispetlerini giyiyor, zeytin yağına bulanıyor ve çimlerde güreşiyor. 650 yıldan beri yaşatılan bu gelenekte güreş turnuvasını kazanan güreşçi “başpehlivan” unvanını alıyor. Türkiye'nin dört bir yanından binlerce kişi turnuvayı izlemeye gelirken, müzik, şiir ve geçit törenlerinin keyfini çıkarıyor.

Lüksemburg'un Echternach kasabasında, her yıl Hamsin bayramının ardından gelen Salı günü, tuhaf bir geleğeni yerine getirmek için Avrupalılar bir araya geliyor. Gelenek gereği, Lüksemburg-Almanya sınırındaki kasabada toplanan insanlar hep beraber hopluyor.

Lüksemburg'un Echternach kasabasında, her yıl Hamsin bayramının ardından gelen Salı günü, tuhaf bir geleğeni yerine getirmek için Avrupalılar bir araya geliyor. Gelenek gereği, Lüksemburg-Almanya sınırındaki kasabada toplanan insanlar hep beraber hopluyor.

Çinliler, Han hanedanlığından bu yana çok iyi gemiler yapmalarıyla bilinir. Fujian eyaletinde hurdalardan yapılan bu tekneler ise gemi mühendisliğinde çığır açacak türden. Su geçirmez gövdesi sayesinde geminin batmadan su üzerinde ilerlemesini sağlayan teknik, bugün gemicilik sektöründe çelik kullanımı nedeniyle geçersiz kalmış durumda. Oysa Çinliler geleneksel yöntemlerini kullanarak bugün tahta atıklardan tekneler üretmeye devam ediyor.

Çinliler, Han hanedanlığından bu yana çok iyi gemiler yapmalarıyla bilinir. Fujian eyaletinde hurdalardan yapılan bu tekneler ise gemi mühendisliğinde çığır açacak türden. Su geçirmez gövdesi sayesinde geminin batmadan su üzerinde ilerlemesini sağlayan teknik, bugün gemicilik sektöründe çelik kullanımı nedeniyle geçersiz kalmış durumda. Oysa Çinliler geleneksel yöntemlerini kullanarak bugün tahta atıklardan tekneler üretmeye devam ediyor.

Peru'da 16'ıncı yüzyıldan kalma bir gelenek olan makas dansının geçmişi, ellerinde makas tutarak ruhların eşliğinde dans ettikleri varsayılan dansçılara uzanıyor. Zamanla Peru'nın Andes bölgesinden geneline yayılan bu gelenekte, ‘cuadrillas' olarak adlandırılan dansçılar renkli kostümler giyiyor. Ellerinde makas olan dansçılar müzik eşliğinde zıplayarak dans ediyor.

Peru'da 16'ıncı yüzyıldan kalma bir gelenek olan makas dansının geçmişi, ellerinde makas tutarak ruhların eşliğinde dans ettikleri varsayılan dansçılara uzanıyor. Zamanla Peru'nın Andes bölgesinden geneline yayılan bu gelenekte, ‘cuadrillas' olarak adlandırılan dansçılar renkli kostümler giyiyor. Ellerinde makas olan dansçılar müzik eşliğinde zıplayarak dans ediyor.

Hırvatistan'ın güneybatısındaki Kastav kasabasındaki erkekler bitki ve hayvan kılığına girip ormanlarda geziniyor, çöp yakıyor, zil çalıyor ve birbirlerine tosluyorlar. Ormandan kasabaya gelen bitki veya hayvan kılığındaki kişi, kasabanın ortasında insanların kendisini beslemesi için zilini çalıyor. UNESCO, bu geleneği “toplumla bağları güçlendirmek” olarak yorumluyor.

Hırvatistan'ın güneybatısındaki Kastav kasabasındaki erkekler bitki ve hayvan kılığına girip ormanlarda geziniyor, çöp yakıyor, zil çalıyor ve birbirlerine tosluyorlar. Ormandan kasabaya gelen bitki veya hayvan kılığındaki kişi, kasabanın ortasında insanların kendisini beslemesi için zilini çalıyor. UNESCO, bu geleneği “toplumla bağları güçlendirmek” olarak yorumluyor.

Boğa güreşleri ve domates savaşları bir yana dursun, UNESCO'nun kültürel miras listesine seçtiği İspanyol geleneği insan kuleleri. ‘Castell' adı verilen kuleler Katalonya bölgesinin köklü geleneklerinden biri. Hatta 2010 Şanghay Dünya Fuarı'nda İspanyol standında sergilenen bir gösteriydi. Katalanlar, insanlardan yapılma en uzun kuleleri oluşturmak için aylarca çalışıyor. UNESCO, ‘Castell'leri Katalonya'nın kimliğinin “bütünleyici bir parçası” olduğunu belirtiyor.

Boğa güreşleri ve domates savaşları bir yana dursun, UNESCO'nun kültürel miras listesine seçtiği İspanyol geleneği insan kuleleri. ‘Castell' adı verilen kuleler Katalonya bölgesinin köklü geleneklerinden biri. Hatta 2010 Şanghay Dünya Fuarı'nda İspanyol standında sergilenen bir gösteriydi. Katalanlar, insanlardan yapılma en uzun kuleleri oluşturmak için aylarca çalışıyor. UNESCO, ‘Castell'leri Katalonya'nın kimliğinin “bütünleyici bir parçası” olduğunu belirtiyor.

Sicilyalılar kuklaları konusunda oldukça ciddi. Birçoğu bu geleneği sürdüren aileler tarafından işletilen kukla tiyatroları, ilk olarak 19'uncu yüzyılda açılmaya başlandı. Oyunlarda genelde Rönesans şiirleri, Orta Çağ edebiyatı ve azizlerin hayatları tasvir ediliyor. İtalya Başbakanı Silvio Berlusconi'nin büyük ilgi gösterdiği tiyatrolar, doğal olarak basının da sıkça konusu oluyor. UNESCO'ya göre, “kukla tiyatrolarının kalitesinin düşmesinde turizm etkili oldu.”

Sicilyalılar kuklaları konusunda oldukça ciddi. Birçoğu bu geleneği sürdüren aileler tarafından işletilen kukla tiyatroları, ilk olarak 19'uncu yüzyılda açılmaya başlandı. Oyunlarda genelde Rönesans şiirleri, Orta Çağ edebiyatı ve azizlerin hayatları tasvir ediliyor. İtalya Başbakanı Silvio Berlusconi'nin büyük ilgi gösterdiği tiyatrolar, doğal olarak basının da sıkça konusu oluyor. UNESCO'ya göre, “kukla tiyatrolarının kalitesinin düşmesinde turizm etkili oldu.”

Peri hikayeleri Belçika ve Fransa'da hala hayat buluyor. 14'üncü yüzyıldan beri bu ülkelerde uzunlukları üç metreye varan tarihi, dini ve bazen çağdaş figürleri temsil eden temsili kuklalar festivallerde önemli bir yer tutuyor. Sıkça ejderhaların tercih edildiği bu figürlerin yapımı aylar sürüyor. Genel olarak, taşıma görevini ise dokuz kişi üstleniyor.

Peri hikayeleri Belçika ve Fransa'da hala hayat buluyor. 14'üncü yüzyıldan beri bu ülkelerde uzunlukları üç metreye varan tarihi, dini ve bazen çağdaş figürleri temsil eden temsili kuklalar festivallerde önemli bir yer tutuyor. Sıkça ejderhaların tercih edildiği bu figürlerin yapımı aylar sürüyor. Genel olarak, taşıma görevini ise dokuz kişi üstleniyor.

Kanarya Adaları'nda kuşlar değil insanlar yaşıyor ancak iletişim şekilleri bir tuhaf. La Gomera Adası'nda yaşayan halk, ıslık çalarak konuşuyor. Yabancı biri bu ‘konuşmaları' kuş sesiyle karıştırabilir. Ancak Silbo Gomero olarak bilinen bu dil, adadaki okullarda bile öğretiliyor. UNESCO, Silbo Gomero'nun “kültürel mirasa farklı bir katkıda bulunduğunu” ifade ediyor.

Kanarya Adaları'nda kuşlar değil insanlar yaşıyor ancak iletişim şekilleri bir tuhaf. La Gomera Adası'nda yaşayan halk, ıslık çalarak konuşuyor. Yabancı biri bu ‘konuşmaları' kuş sesiyle karıştırabilir. Ancak Silbo Gomero olarak bilinen bu dil, adadaki okullarda bile öğretiliyor. UNESCO, Silbo Gomero'nun “kültürel mirasa farklı bir katkıda bulunduğunu” ifade ediyor.

Mali'nin San kasabasındaki insanlar, yedinci ayın her ikinci Perşembe gününü bellerine kadar bataklığın içinde gezinerek geçiriyor. Kasabalarının kuruluşunu kutlamak için düzenlenen bu törende, köylüler içine girdikleri bataklığın içinde tel örgüleriyle balık avlamaya çalışıyor. Av partisi, bataklığın ruhlarına keçi ve horozların kurban edilmesinin ardından başlıyor. UNESCO, Mali'nin genç neslinin bu ilginç balık avı ritüeline ataları kadar meraklı olmadıklarını fark etmiş.

Mali'nin San kasabasındaki insanlar, yedinci ayın her ikinci Perşembe gününü bellerine kadar bataklığın içinde gezinerek geçiriyor. Kasabalarının kuruluşunu kutlamak için düzenlenen bu törende, köylüler içine girdikleri bataklığın içinde tel örgüleriyle balık avlamaya çalışıyor. Av partisi, bataklığın ruhlarına keçi ve horozların kurban edilmesinin ardından başlıyor. UNESCO, Mali'nin genç neslinin bu ilginç balık avı ritüeline ataları kadar meraklı olmadıklarını fark etmiş.